![]() |
![]() |
![]() |
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
|
Kategori : Aşk & Cinsellik / Evlilik / Evli Olmak / Türk erkeği evlilik terapisine karşı Türk erkekleri evlilikte boşanma noktasına gelene kadar terapiye karşı. Neden mi?Aile terapisti Psikolog İlkim Öz Tan, Türk erkeklerin çoğunun evlilik terapistine gelmek istemediklerini belirterek, `Ancak boşanma noktasına gelindiğinde, evlilik terapistine sıcak bakıyorlar` dedi. Tan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda kadının sosyal hayatta daha etkin yer alması, erkeğin sorumluluk üstlenmemesi ve iletişim eksikliği gibi nedenlerden dolayı boşanmaların arttığını söyledi. Evliliğinde sorun yaşayan Türk erkeklerinden ancak onda birinin kendi isteğiyle aile terapistine gittiğini anlatan Tan, `Erkekler sorunlarıyla yüzleşmek istemiyor ve uzman yardımını reddediyor` diye konuştu. Tan, `Türk erkeklerinin, evlilik terapistine gitmek istemediği` görüşünü dile getirerek, `Ancak boşanma noktasına gelindiğinde, evlilik terapistine sıcak bakıyorlar. Evliliğinde sorun yaşayan her 10 erkekten biri çözüm odaklı geliyor. Diğerleri, ya eşinin zoruyla ya eşini susturmak, ya üstünden sorumluluğu atmak ya da çevrenin onayını almak için bize başvuruyor` dedi. İlkim Öz Tan, evlilikleri çıkmaza giren çiftlerde, genellikle kadının kurtarıcı rolü üstlendiğini söyledi. Kadının, evliliği bitirme yönünde kararlı olduğunu belirtmesinden sonra erkeğin evlilik terapistini çözüm olarak görmeye başladığını anlatan Tan, `Kadının çözüm önerilerini görmezden gelen Türk erkekleri, ilişkide ayrılık kararının belirginleşmesiyle terapiye gitmeyi kabul ediyor` görüşünü dile getirdi. Psikolog Tan, `erkeklerin, genetik şifrelerinde ilişkileri yürütebilme becerilerinin olmadığını belirterek, erkeğin daha çok çalışmaya, iş hayatına ve üremeye programlı olduğunu` savundu. -`EVLİLİK KADINDA BİTER` `Evlilik kadınla başlar, kadınla biter` diyen Tan, `Eğer bir evlilik sürüyorsa, bilin ki kadın o evliliği devam ettirmek istediği için sürüyordur. Ya da bir evlilik bittiyse, bilinmelidir ki kadın istemediği için bitmiştir` diye konuştu. `Kadının sosyal yaşamda yeri arttıkça, kötü giden evliliğine katlanması da ters oranda azalıyor` diyen Tan, şöyle devam etti: `Kadın sosyal yaşamla birlikte üstlendiği anne,aşçı , temizlikçi, iş kadını, sevgili ve cinsel eş rollerini bir süre sonra taşıyamıyor. Yorulan, yıpranan, kendine ve eşine yeterince zaman ayıramayan kadın, zamanla mutsuzlaşmaya başlıyor. Roller arasında sıkışan kadının yaşamı değişirken, erkeğinkinde hiçbir değişiklik olmuyor. Erkeğin, sorumluluk almaması ve eşini duygusal olarak da yalnız bırakmasıyla birlikte kavgalar başlıyor. Ekonomik özgürlüğü olan kadın, evliliğinde sorun yaşadığında, evliliğini kurtarmak için çabalıyor, son noktada ise ayrılık kararı alıyor.` -MUTLU EVLİLİĞİN SIRLARI - Mutlu bir evlilik için, kadının ve erkeğin birbirlerine olan hayranlıklarının ve saygılarının kaybedilmemesi uyarısında bulunan Tan, iletişimdeki azalmanın aşkı öldürdüğünü söyledi. Tan, birlikte zaman geçirilmediği, konuşulmadığı zaman paylaşımların azaldığını belirterek, `Paylaşımların azalması, beklentilerin artmasına neden oluyor. Beklentilerine karşılık bulamayan eşler de öfke duygusu tırmanıyor ve kavgalar başlıyor. Cinselliğin de az paylaşılması aşkın ömrünün kısalmasına neden oluyor` dedi. Çalışan kadının, evliliği taşıyabilmesi için mutlaka yaşamını sadeleştirmesi, kendisine ve eşine vakit ayırması gerektiğini anlatan Tan, mutlu bir evlilik için şu önerilerde bulundu: `Haftada en az 4 kez birlikte olun. Ten uyumunun olmadığı ve cinselliğin yeterince yaşanmadığı evlilikler kurtarılamıyor. Erkek, ev içindeki sorumluluk alanlarını artırmalı ve kadına yardımcı olmalı, kadın ruhunu anlayacak yayınlar okumalı. Tartışmalarda, `ben-sen` yerine yerine `biz` kullanılmalı. Çiftler, isteklerini birbirlerine açıkça söyleyebilmeli. Sorunlar ertelenmemeli, sakin bir zamanda konuşulmalı. Sürpriz yapılmasını isteyen kadın, erkeğin kayıtsız kaldığı durumda kendisi plan yaparak, beklentisini bu şekilde ifade etmeye çalışmalı. Gün içerisinde aranmadığını, önemsenmediğini düşünen eş, `neden aramadın?` yerine `sesini duymak istedim, özledim seni`, `Neredesin?` yerine `merak ettim` diyebilmeli. Kavgalarınızda onun olumlu yönlerini aklınıza getirin ve asla ağzınıza ilk geleni söylemeyin. Birbirinizi özleyin, sevgi sözcükleri kullanmayı ihmal etmeyin, hoşgörülü olun, el ele tutuşun, sevgili rolünden çıkmayın ve kendinize özen gösterin`. prada Bu kişinin diğer yazıları için tıklayınız Kategori : Aşk & Cinsellik / Evlilik / Evli Olmak / Türk erkeği evlilik terapisine karşı |
Aradığınızı bulamadıysanız. Binlerce içerik arasında arama yapmak için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.
Günlük Burç
|
| Akıllı Kadın , 2008 , Yasal Uyarı | Şu anda Aşk & Cinsellik, Evlilik, Evli Olmak kategorisindeki "Türk erkeği evlilik terapisine karşı" başlıklı yazıyı okuyorsunuz. |