Akıllı Kadın Akıllı Kadın Yönetime Mesaj Yolla


  • underground
  • kirmizi_sarap
  • sonbahar
  • shadow
  • Çocuklarda korkular ve yaygın anksiyete bozukluğu

    Bu hafta Uzm. Psk. Hande Sinirlioğlu Ertaş ile çocuklarda korkular ve kaygı bozukluğu üzerine konuştuk. Çünkü çocukların çok küçük yaşlarda yaşadıkarı korkular yeterince önemsenmez ve tedavi edilmezse ileride ciddi psikiyatrik sorunlara yol açabiliyor..

    Bu hafta Uzm. Psk. Hande Sinirlioğlu Ertaş ile çocuklarda korkular ve kaygı bozukluğu  üzerine konuştuk. Çünkü çocukların çok küçük yaşlarda yaşadıkarı korkular yeterince önemsenmez ve tedavi edilmezse ileride ciddi psikiyatrik sorunlara yol açabiliyor..

    Korku kelimesi,  çocuklarımızdan sık duyduğumuz ve kimi zaman nasıl bir yaklaşımda bulunacağımızı bilmediğimiz durumlarla bizi karşı karşıya getirir. Genel bir bakışla korku; algılanan bir tehlike, tehdit anında hissedilen ve gerilim, güçlü bir kaçma veya kavga etme dürtüsü, hızlı kalp atışları, kaslarda gerginlik, v.b. belirtilerle yaşanan yoğun bir duygusal uyarılmadır.

    Korku, çocuğun gelişim sürecinde var olan bir duygudur. 6 aydan itibaren bir bebek yabancı nesneler, yerler ve kişilere karşı korku geliştirebilmektedir. Birincil bakıcıları (genellikle anne ve baba) olmaksızın bebek farklı ortamlara tepkiler verir. Yeni tanıdığı, tanıştığı kişilere ağlayarak yaklaşır, anneyi arar. Bu doğal gelişim sürecinin bir sonucudur. Bebeğimizin çevreye olan algısı artmış ve tanıdık-tanımadık sınıflandırmalarını değerlendirmeye başlamıştır artık. Yabancılık çekme ve ebeveynden ayrılmaktan kaçınma 2 yaşa kadar devam eder.

    2 – 5 yaş arası çocuklar ebeveynden ayrılık ve terk edilme dışında farklı korkular da geliştirmeye başlamıştır. Bu korkular; çeşitli hayvanlar, yüksek ses ve karanlığa yöneliktir.gelişim dönemi korkularında anne babalara düşen görev bu korkuları doğal olarak algılamak ve bu korkulara odaklanmamaktır. Böyle olduğu takdirde çocuk anne babanın tepkilerinden korkuların yersiz olduğu mesajını alır. Tam tersi durumlarda ise, örneğin anne ve babaların bu korkulara odaklanması halinde, “birşey yok, eğer çok korkuyorsan yanımda kal….” Şeklindeki tepkileri çocukların aklında çeşitli sorular bırakabilir. Örneğin çocuk; “baka annem/ babam da bu korkuyu önemsiyor, demek ki gerçekten kötü bir şeyler var” şeklinde düşünebilecektir. Eğer gece yatarken çocuğumuz karanlıktan korkuyorsa hafif bir ışık açık bırakılıp odasında yatması sağlanmalıdır. Eğer korku objesi bir hayvan ise; anne babalar bu korkuyla başa çıkmayı çocuklarına aldıkları oyuncaklarla sağlayabilirler. Aynı zamanda çevrede karşılaşılan hayvanlara karşı anne babaların çekingenliği de çocuklar tarafından dikkatlice gözlenecek ve öğrenilecektir ki bu durum korkuların doğal korkudan patolojik korkulara (fobilere) geçişine neden olabilmektedir.

     İlkokul çağlarına gelindiğinde, çocuk gelişimsel olarak farklı korkularla yüzleşebilmektedir. Bu korkular ebeveynlerin ölümü, okulda aşağılanma gibi daha çok soyut kavramlara yöneliktir. Bu dönem korkularıyla başa çıkmada çocuğun geçmiş yaşantısı ve ebeveynlerinin tutumları önem kazanmaktadır. İlkokul çağları çocuğun soyut düşünce yeteneğinin geliştiği, sosyalleşme ve bireyselleşmenin önem kazandığı dönemdir. Bu dönemde çocuk artık kişiliği ve kimliğini çevreye kanıtlama, ebeveynden uzaklaşma eğilimindedir. Ebeveynlerinin daha önceki dönemlerde verdiği sorumluluk alma becerileri, çocuğun bireyselleşmesini destekleyecek, hızlandıracaktır. Elbette ki bu yeni dönemde oluşan sosyal yaşam ilişkin korkular doğaldır.

    Çocukluk döneminde ortaya çıkan ve psikiyatrik sorunlar diyebildiğimiz korkular ya da yaygın kaygı halleri  vardır ki anne babalar bu korkuları iyi ayırt ederek, müdahale ve desteği geç kalmadan çocuklarına sunmalılardır.

    Zaman zaman çocuklarımızın çevresindeki tüm değişikliklere ve olaylara yoğun bir kaygı ve korku ile baktığını fark edebiliriz. Bu kaygılar huzursuzluk, aşırı heyecan duyma, kolay yorulma, düşünceleri yoğunlaştırma zorluk çekme ya da zihnin durmuş gibi olması hali, irritabilite/duygusal hassaslık, kas gerginliği ve uyku problemleri ile kendini gösterebilir. Çocuk kaygısını kontrol etmekte zorlanır. Kaygı durumuna fiziksel yakınmalar da eşlik edebilir. Bu tür durumlar çocuğun yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuklarımız içsel sıkıntı ve streslerini zaman zaman sözel olarak dile getirememekte ve davranışları ile yardım çağrısında bulunmaktadırlar. Bu yardım çağrıları anne babalar tarafından dikkatlice değerlendirilmeli ve duyarlılıklar karşılanmalıdır.

    Yaygın Anksiyete Bozukluğu olarak tanımlanan psikiyatrik tablo çok hafif tedirginlikten dehşet ve panik derecesine kadar değişen yoğunluklarda olabilir. Bu aşamaya gelen anksiyete kişiyi koruma düzeneklerinden biri olma özelliğini yitirir ve kişinin başa çıkması gereken bir sorunu haline gelir.

     Belirtileri ruhsal ve bedensel belirtiler olarak iki ana grupta toplanır.

    1. Bedensel Belirtiler

    Kan basıncının ve kalp atışının artması

    Kas gerilmesi

    Ürperme

    Gözbebeklerinin büyümesi

    Derinin solması ya da kızarması

    Terleme

    Sık tuvalete gitme

    Öğürme, geğirme, kusma

    Boğazda düğümlenme

    Hava açlığı

    Sersemlik hissi

    Uyuşma ve karıncalanmalar

    Uyku bozukluğu

    2.Ruhsal Belirtiler

    Huzursuzluk

    Aşırı heyecan

    Endişe

    Düşünceleri toplamada güçlük

    Zihnin durması hissi

    Denetim yitirme

    Çıldırma veya ölüm korkusu

    Anksiyete bozuklukları kalıtsal, biyokimyasal ve çevresel faktörler, çeşitli hastalıkalr ve ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabilir, fakat bazende belirli hiçbir neden bulunmaz.

    Anksiyetenin toplumda görülme sıklığı % 5-10 oranında belirtilmaktedir. Tedavisinde anksiyolitikler, antidepresanlar kullanır ayrıca medikal tedaviye destek olarak psikoterapi uygulanması yararlı olur.

    Anne-babaların çocuklarına verdikleri güven duygusu ve çocuklarının özgüvenini sağlayıcı onurlandırmalar, anksiyete bozukluğu tedavisinde uzmanlara yardımcı olacaktır. Aynı şekilde çocuğun kaygısının okulda ki performansını da etkileyeceği göz önüne alındığında, tedavide aile-okul-uzman işbirliği gereklidir.

    Kaynak: Hürriyet



    underground
    22.04.2008 13:44


    Bu kişinin diğer yazıları için tıklayınız
    Yazarın diğer yazıları
    Düşük (Abortus)
    Robert’s Coffee Ataşehir’de
    Kıl, tüy meselesi!
    Adı Rumca yemekleri Egeli
    Şık olmayı kim istemez
    Tırnaklarınıza bakın hastalığınızı anlayın
    Doğum Ağrısında Aromaterapi Yöntemi
    Akdeniz anemisi
    Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF)
    Normal gebelik ve ortaya çıkan değişiklikler
    Bebek ve müzik
    Bebeğinizin tırnaklarını keserken
    Bebeğinizi nasıl tutar ve taşırsınız?
    Bebeğimin banyosu


    Çocuklarda korkular ve yaygın anksiyete bozukluğu Yorumları
    Henüz bu yazıya bir yorum girilmemiş. Aşağıdaki formu kullanarak ilk yorumu siz girin!


    Yorum Ekle
    Yorum Başlık :

    Yorum eklemek için üye girişini yapmalısınız, eğer üye değilseniz hemen üye olun.

    Üye Girişi / Yeni Üye
    Kullanıcı Adı:
    Şifre :
      Beni Hatırla

    Hemen Üye Olun
    Üye olun, yeni eklenen yazılar e-postanıza gelsin. Kalori Günlüğü ile gün gün kalori hesabınızı yapın, yazılar ekleyin, diğer akıllı kadınlar ile mesajlaşın. Üyelik Ücretsizdir. Üye olmak için tıklayın.

    Şifremi Unuttum
    Aktivasyon Linki Gelmedi


    Diğer Yazılar
    İlk çocuklar sakin ve düzenli, sonrakiler aykırı
    Kardeşler arası doğum sırası insan karakterini etkiliyor. Genel olarak, ilk doğan çocuklar daha düz ve istikrarlı, sonrakiler ise daha yaratıcı, tasasız ve derbeder bir yapıya sahip. ‘Journal of Business Research’ dergisinde yayınlanan bir araştırma, insan kişiliğine cinsiye... devamı
    Çocuklarda 2 yaş sendromu
    Çocukların yürümeye ve konuşmaya başladıkları dönemde bireyselliklerini ve kendinilerini keşfetmeye, sınırlarını zorlamaya başladıkları ifade edildi. Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim &... devamı
    Sağlıklı yaşam çocuk yaştan doğru beslenmeyle kazanılır
    Son yıllarda bilinçlenen toplum çocuk yaştan doğru beslenmenin çocuk yaşından başladığı konusunda hemfikir. Bebek yaşlardan başlayan doğru beslenme insanın tüm yaşamı boyunca sağlığını etkilediğini tıp kanıtlamış bulunuyor. Beslenme alışkanlıkları yaşam boyu sürdü... devamı
    Çocuk ve ergenlerde görülen tikler
    Çocuğunda başlayan göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkarmalar anne babaların kaygı duydukları durumlardan biridir. Çocuğunda başlayan göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkar... devamı
    Televizyonun çocuk üzerindeki etkisi
    Uzmanlara göre, TV 0-3 yaşları arasında daha etkili oluyor. Çünkü, bu yaşlar hayat boyu kullanılacak bazı psikososyal ve psikomotor özelliklerin kazanıldığı çok önemli bir devredir. Bu devrede oluşabilecek herhangi bir sorunun bütün hayatı etkilediği ... devamı
    Çocuklarda korkular ve yaygın anksiyete bozukluğu
    Bu hafta Uzm. Psk. Hande Sinirlioğlu Ertaş ile çocuklarda korkular ve kaygı bozukluğu üzerine konuştuk. Çünkü çocukların çok küçük yaşlarda yaşadıkarı korkular yeterince önemsenmez ve tedavi edilmezse ileride ciddi psikiyatrik sorunlar... devamı
    Çocukların gözünden şiddet
    Çocukların gözünden şiddet Çocukların şiddeti nasıl algıladıklarını tespit etmek amacıyla ilköğretim 5'inci sınıf öğrencilerine uygulanan ve resim çizme yönteminin kullanıldığı araştırmada, yapılan resimlerde en çok aile içi şiddete yer verildi. Araştırmaya katılanların, yaptıkları ... devamı
    2 milyon kişi antisosyal
    Çocuk yaşlarda belirti veren ve ruhsal bir sorun olan antisosyal kişilik bozukluklarının okul çağında belirlenerek önlem alınması gerektiği bildirildi. Adana Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Psikiyatrist Dr. Bülent Demirbek, sadece biyolojik rahatsız... devamı
    Erkek çocuklar daha çok TV izliyor
    Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yapılan bir araştırma, televizyonun çocuklar üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Doç. Dr. Metin Işık, Dr. Ayhan Erdem, Araştırma Görevlileri Özlem Güllüoğlu ve Ebru Akbaba tarafından yapılan araştırma ''Tel... devamı
    Eyvah çocuğumuz yatağımızı işgal etti
    Eyvah çocuğumuz yatağımızı işgal etti Çocuğunuz her akşam soluğu sizin yatağınızda alıyorsa büyük bir sorununuz var demektir. Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, ebeveynlere şu tavsiyede bulunuyor: Doğduğu anda çocuğunuzun odasını ayırın, alışırsa yanınızdan ayrılmayacaktır!..  Çocuklar geceleri anne-... devamı
    Çalışan anne çocuğuyla bağı nasıl korur?
    Haftada 20 saatten fazla kreş ya da anaokuluna bırakılan 30 aylığın altında bebekler uzun dönemde duygusal ve ilişki sorunları yaşıyorlar Bebekler ve küçük çocuklar hayatlarında onları seven, ihtiyaçlarına cevap veren, istikrarlı bir büyüğe, ideali ise ... devamı
    Çocuklar neden yalan söyler?
    Temel eğitim çağındaki çocukların, cezalandırılma korkusu ya da ödüllendirme arzusu nedeniyle yalan söylediği, çalma davranışının kökeninde de sevgi açlığı bulunduğu belirtildi. Işıl Işıl Çocuk Kulübü’nün veli eğitim semi... devamı
    Hasta mı yoksa yaramaz mı?
    Yaramaz çocuklar belirli zamanlarda her zamankinden daha çok yaramazlık yaparlar. Hareket fazlalığı olan hiperaktif çocuklar ise, sürekli hareket halindedir. Her hareketli çocuk hiperaktif değildir ama her hiperaktif çocuk, hareketlidir.  Çocukl... devamı
    Dikkat, kardeşini öldürmesin!
    Kardeş kıskançlığı, kardeşe yönelik şiddeti ortaya çıkarır.  Kardeşine vuran ya da onun yüzüne yastık basan çocuklar, kıskançlık nedeniyle bu şiddete yönelik hareketlerde bulunur. Onların kıskançlık duygularını ortadan kaldırabilmek i&cc... devamı
    Akıllı Kadın , 2008 , Yasal Uyarı Şu anda Bebek & Aile, Çocuk, Çocuk Psikolojisi kategorisindeki "Çocuklarda korkular ve yaygın anksiyete bozukluğu" başlıklı yazıyı okuyorsunuz.