Nesilden nesile geçen dayak olayı, araştırmacılar tarafından gösterilmiştir ki hiçbir zaman disiplin konusunda işe yaramamıştır ve yaramayacaktır. Dayak yiyen çocuk, yaptığı harekete sadece dayak riski devam ettiği sürece ara verir. Dayak riskinin ortadan kalktığını hissettiği anda yeniden hareketi tekrarlar. Çoğunlukla kendilerine vuran insanlara itaat etmek veya uymak istemezler. Disiplinin asıl amacı olan doğru ile yanlış arasındaki farkı öğrenemezler. Sadece ne için dayak yiyeceklerini, ne için dayak yemeyeceklerini öğrenirler.
Dayak ayrıca birçok negatif etkiye de sahiptir. Bunlardan biri, dayağın şiddeti öğretmesidir. Çocuğunu ya da karısını döven bir çok insan zamanında kendisi de dayak yemiştir. Bir akranına vuran bir çocuğa, bunu nereden öğrendiğini sorarsanız "Annemden öğrendim" yanıtını alırsınız. Kimisi için de dayak, tartışmaları çözmenin tek yolunun kaba kuvvet olduğunu öğretir. Ve çocuk, hayal kırıklıkları veya sinirlenerek başa çıkabileceği daha ılımlı yolları öğrenmekten alıkonulmuş olur. Aynı zamanda gücün kötüye kullanılmasını da öğretir. (Güçlünün, güçsüze karşı). Tabii bir de istenmeden de olsa sinirle yapıldığında, çocuğun yaralanmasına sebep olabilir. Siniriniz geçtikten sonra dayak, daha az fiziksel hasara neden olur, ancak olayın sıcaklığı geçtikten sonra olması daha fazla soru uyandırıcıdır. Şu kesindir ki dayak her zaman olduğundan daha saldırgan bir davranış olarak algılanır ve hareketin düzeltilmesinde çok daha az etkilidir.
Eğer bir ebeveyn için dayak tavsiye edilemez bir şey ise, başka bir yetişkin tarafından uygulanması elbette hiç tavsiye edilemez. Öğretmen, bakıcılar ve çocuğunuzla hep baş başa kalan herhangi bir yetişkinin hiçbir fiziksel yaptırım uygulamama konusunda önemle uyarılması gerekir.
Çoğu uzman ve ebeveyn bir konuda aynı fikirdedir. Henüz kelimeleri anlayamayan bir bebek çok ciddi bir hata yapıyorsa (Sıcak bir yüzeye yaklaşıyor, caddeye atlıyor...), eline ya da poposuna vuracağınız ses veren bir tokat kabul edilebilir. Ancak çocuğun idrak yeteneği geliştikten sonra artık fiziksel cezalandırma kabul edilemez.
Okul fobisi kronikleşmesin
Okul fobisi kronikleşmemeli
Psikiyatrist Doç. Dr. Arif Verimli, 'Okul Fobisi'nin çok siddetli sekilde çocugun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz ve ilgisiz görünmesiyle baslayan bir çocukluk hastaligi oldugunu belirterek, "Eger... devamı
Çocuklarda okul fobisi
Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hekimi Dr. Neşe Perdahli Fis, ilkokula baslayan çocuklarda okul korkusu ve hiperaktivite bozukluğu görülebilecegini belirtti ve ekledi: "Küçük yasta tedavi uygulanmayan çocuklar, ileride davranış bozuklug... devamı
Aile içi şiddetin çocuklar üzerindeki etkileri
Bir evde aile içi şiddet varsa, o evde yüksek ihtimalle çocuklar da şiddet görmektedir. Örneğin, Amerika'da yapılmış olan bir araştırma eşlerine şiddet uygulayan erkeklerin yüzde 50'sinin aynı zamanda çocuklarına da şiddet uyguladığını ortaya koymaktadır.
... devamı
Çocuğunuzu el bebek gül bebek büyütmeyin
International Hospital’dan Psikolog Ferahim Yeşilyurt, “El bebek gül bebek büyütülen çocuklar okulda zorluklar yaşıyor. Okul fobisi ortaya çıkıyor. Bu fobinin en büyük nedeni, çocukların evden ve aileden ayrılmak istememesi” dedi v... devamı
Mutsuz çocuk kalmasın - kekemeliği sevgi yener
Kekemelik çocuğun sosyal ilişkilerini zedeliyor; suskunlaşan çocukta depresyon ve sosyal kaygı riski artıyor. Hastalıkla mücadelede uzmanların aileye önerileri: Tedaviyi geciktirmeyin, anlayışlı olun, sözünü kesmeyin.
Çocuklar bağırma, gülme hı&cce... devamı
Kendine güvenen çocuk sağlıklı yetişkin oluyor
Yaşamları üzerinde kontrol sahibi olduklarına inanan çocukların, yetişkinliklerinde beden sağlıkları daha iyi durumda bireyler oldukları belirlendi.
“Psychosomatic Medicine” dergisinde yayınlanan çalışmada, “kontrol odağı” özelliklerinin sağlık soru... devamı
Sünnet travması cinsel yaşamı etkiliyor
2-6 yaş arasındaki çocuklara sünneti önermeyen uzmanlar, bu yaş dilimindeki operasyonlar sonucu oluşacak sünnet travmasının, ileride seksüel yaşamı olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Toplu sünnet de hata daha yoğun
Sünnet hatalarının önemli b... devamı
Çocuklarda inatlaşma
Çocuklarda inatlaşma her yaş döneminde görülür. Bağımsız birer birey olduklarının farkına varmaya başlamaları ve dünyayı keşfetme merakları bu inatlaşma sürecini tetikler. Çocuklar anne-babaları ve çevresindekiler ile ayırım yapmaksızın her zaman ve... devamı
Yalnız uyuyamayan çocuklar
"-Anneee! Uyuyamıyorum...Çok kötü bir rüya gördüm." 4 yaşındaki kızının bu çağrısı Gülhan'ı derin uykusundan çekip alıyor. Kızının odasına gitmeden önce saatine bir göz atıyor: 02.00.. Ertesi gün hazırlaması gereken bir semi... devamı
İtaatsizlik
İtaatsizlik çocuğun gelişiminde doğru orantılıdır. Çocuğun gelişiminin her evresinde itaatsizlikler, karşı koymalar görülebilir. Yapmış olduğu davranışlar karşısında tepki vermediğiniz, müdahalede bulunmadığınız taktirde bunu itaatsizlik olarak algılamazlar. (Doğruyu yan... devamı
Kendine güven duygusu
* Çocuğunuzu sevdiğinizi ve sizin için önemli olduğunu belirtmelisiniz.
* Çocuğunuza inanır ve güvenerek ondan iyi davranışlar beklerseniz, olumlu tepkiler alırsınız.
* Çocuğun size yardım etmek ya da ke... devamı
Çocuk ve dayak
Nesilden nesile geçen dayak olayı, araştırmacılar tarafından gösterilmiştir ki hiçbir zaman disiplin konusunda işe yaramamıştır ve yaramayacaktır. Dayak yiyen çocuk, yaptığı harekete sadece dayak riski devam ettiği sürece ara verir. Dayak riskinin ortadan kalktığını hi... devamı
Disiplin içinde cezanın yeri
Çocuk emekleme, yeni yeni ayaklanma, sağa sola tutunarak çevresini düşe kalka tanıma çabalarına başladığında sınırlarını da öğrenmeye başlar.
Yeni kazandığı hareket özgürlüğü içinde anne baba ise ona neleri yapıp neleri yapamayacağın... devamı
Aileler çocuklarda kalıcı izler bırakıyor
Uzman psikolog Dilek Özcan, suç dosyaları kabarık bazı ailelerin suça yönelttikleri çocuklarında, ömürleri boyunca silinmeyecek travmatik etki yaratıldığını söyledi.
Özcan, ailelerin çocuklarını suça teşvik etmelerinin, çocuk... devamı