Akıllı Kadın Akıllı Kadın Yönetime Mesaj Yolla

Disiplin içinde cezanın yeri

Çocuk emekleme, yeni yeni ayaklanma, sağa sola tutunarak çevresini düşe kalka tanıma çabalarına başladığında sınırlarını da öğrenmeye başlar. 

Yeni kazandığı hareket özgürlüğü içinde anne baba ise ona neleri yapıp neleri yapamayacağını anlatır. Artık zaman yasakların, sınırların belirginleştiği ve çocuğa aktarıldığı zamandır.

İlk çocukluk evresini tamamlamış olan çocuk, artık toplumun bir bireyi olma yolundadır. Hızlı bir sosyalleşme süreci içinde kendisinden beklenenler ve beklenmeyenlerle ilgili birtakım kurallarla karşı kaşıya kalır. 

Çocuğun bireyselliğine saygı göstermek aynı zamanda onun için sınırları ve yasakları belirlemeyi gerektirir. Kendi sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini kestiremeyen çocuk, başkalarının da sınırlarının nerede başlayıp nerde bittiğini anlayamayacaktır. Dolayısıyla sınırları ve yasakları tanımayan çocuk, sık sık başka yaşam alanlarını ihlal edecektir.

İnsan yaşamının her döneminde ve her alanında önemli bir kavram olan disiplin; toplum içindeki tavır ve hareketleri düzenleyen çeşitli kural ve beklentilerden oluşur. Bir çocuğun disiplinle karşılaşması onun toplum içinde geçerli kuralları öğrenmesini, dış dünyaya uyumunu ve sosyal yönden onaylanan tutum ve davranışları benimsemesini sağlar.

Çocuğun disiplin kavramıyla tanışması, yürümeye ve konuşmaya başlayarak özerkliğini ilan ettiği evreyle örtüşür. Bu evre öncesinde uygulanmaya çalışılan disiplin çocuk için kazanım sağlayıcı olmaktan çok örseleyici olacaktır. Aynı zamanda disiplin uygulamasının öncesinde çocuğun anne babaya karşı güven duygusunun yeterince beslenmiş olması gerekmektedir.

Doğduğu günden itibaren anne babasının sonsuz sevgi ve şefkatiyle beslenen, her haliyle her koşulda kabul gören çocuk artık sınırlarını –neleri yapıp neleri yapamayacağını- öğrenmeye hazırdır. Tersi durumda çocuk, anne babası tarafından gerçekten sevildiğini hissetmemişse konulan kuralları içselleştirmekte zorlanacak, kendisinden beklenenlere uymadığında kaybetmekten korkacağı bir şeyi olmayacaktır.

Kurallar çocuğun yaşına, bilişsel ve duygusal gelişimi dikkate alınarak oluşturulmalıdır. Ancak bu durumda çocuk, konulmuş olan kuralları benimseyebilir ve bunları devam ettirebilir.

Çocuk kendisine konulan kurallara uygun davranışlar göstermediğinde ne yapılmalıdır?

İlk olarak, kural koyan kişi konulan kuralın çocuk için yapılabilirliğini kontrol etmelidir. Kuralın yerleşmesi için çocuğa yardımcı ve yol gösterici olmalıdır. Aynı zamanda çocuk, bu kurala uymadığı durumlarda karşılaşacağı yaptırımlardan haberdar edilmelidir.

Çocukta istenilen davranışları yerleştirmek ya da istenmeyen davranışları ortadan kaldırmak için çocuğa gösterilen duygu ve tepkiler yetersiz kaldığında cezaya başvurulabilmektedir.

Ceza yerleşmiş kurallardan sapma karşılığında ödenen bedeldir. Zaman zaman disiplin kavramı ile bir tutulsa da aslında ceza, öz olarak disiplinden tamamen farklıdır. Ancak disiplin kavramının kapsamı içindedir.

Cezada amaç; çocuğun içgörü kazanması ve farkındalık yaşamasını sağlamak olmalıdır. Bunu sağlamanın en iyi yolu cezanın şiddetinin mümkün olduğu kadar “suç”a uygun olmasıdır.

Cezanın bir bedel ödeme olduğu düşünüldüğünde, çocuğun davranışı ile ilgili olarak kayda değer bir bedel ödemesi gerekir ki böylece çocuk davranışı üzerinde düşünme şansı yakalayabilsin. Diğer yandan cezanın bedeli çocuğa çok ağır ödetildiğinde, çocuk neyin bedelini ödediğinden uzaklaşır ve onda sadece cezanın kötü duygusu kalır. Sonuç olarak ceza amacına ulaşmamış olur.

Bir çocuğun odasını toplamaması yüzünden, uzun zamandır hazırlandığı tiyatro gösterisine çıkmasını yasaklamak kesinlikle saçmadır. Tiyatro gösterisinde oynamanın oda toplamayla en ufak bir ilişkisi olmadığı gibi, oda toplamama da çocuğun uzun süredir heyecanla hazırlanıp beklediği önemli bir olaydan yoksun bırakılmasına sebep olacak nitelikte bir suç olmaktan çok uzaktır. Bu durumda yapılacak en uygun şey, çocukla birlikte odaya gidip eşyalarını toplamasını sağlamaktır.

Kural koyan kişinin ceza konusunda dikkat etmesi gereken önemli bir konuda ceza olarak saptanacak şeyin gerçekten uygulanabilir olmasıdır.

Cezanın uygulanabilir olup olmaması; sürenin, mekanın ve zamanlamanın uygunluğuna bağlıdır.

Çocuğun yapmış olduğu olumsuz davranışı karşısında oldukça öfkelenmiş bir annenin o an ki kızgınlığıyla çocuğuna beş gün dışarı çıkmama yasağı koyduğu bir durumu düşünelim. Bu durumda cezanın uzun bir süreyi kapsıyor olması nedeniyle, uygulanması mümkün olmayacaktır. Çocuğun beş gün hiç dışarı çıkmadan evde kalması, anneyle ilişkisinin daha da gerilmesine neden olabilecektir. Aslında anne çocuğuna dışarı çıkmama yasağı koyarken, kendine de bu yasağı koymuş olacaktır.

Peki bu ceza kime verilmiş bir ceza?

Bazen de ceza tehditleri sadece sözde kalır. Bu kaçınılması gereken bir tutumdur. Bu şekilde çocuğun gözünde otorite zayıflatılmış olacağı gibi, cezadan yararlanılarak öğretilmek istenilen kuralların da önemi azalır. Yerine getirmeye hazır olmadığınız sürece hiçbir ceza tehdidinde bulunmayın. Yerine göre, bazen çocuğun istenmeyen davranışını görmezden gelmek, uygulayamayacağınız bir cezayla tehdit etmekten daha yerinde olur.

Çocuk kendi sınırlarını çizene kadar ona sınır koymak anne babanın görevidir. Ona hayır dendikçe, engellemelerle ve kırılmalarla karşılaştıkça, çocuk gelişip büyüyebilir. Bunun koşulu ise ret ya da yasakları dile getirirken çocuğu küçük düşürmemek ve gülünç duruma sokmamaktır.

Sonuç olarak anne babanın temel görevlerinden biri “Merak etme canın her şeyi isteyebilir, ben yasak olanı yapmana izin vermemek için buradayım.” diyebilmektir.

Ayşen Evliçoğlu
Psikolog
Agape Danışmanlık Merkezi



huzun_sarisi
02.06.2008 16:20


Bu kişinin diğer yazıları için tıklayınız

Üye Girişi / Yeni Üye
Kullanıcı Adı:
Şifre :
  Beni Hatırla

Hemen Üye Olun
Üye olun, yeni eklenen yazılar e-postanıza gelsin. Kalori Günlüğü ile gün gün kalori hesabınızı yapın, yazılar ekleyin, diğer akıllı kadınlar ile mesajlaşın. Üyelik Ücretsizdir. Üye olmak için tıklayın.

Şifremi Unuttum
Aktivasyon Linki Gelmedi


Aradığınızı bulamadıysanız. Binlerce içerik arasında arama yapmak için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

Günlük Burç
Burçlar Hakkında Herşey
Hamilelik Yazıları
Bebek ve Anne
Moda, Trendler
Beden Kitle İndeksi, İdeal Kilonuz
Cinsel IQ’nuz Kaç?
LQ’nuz Kaç?
Diyet Arşivi


Diğer Yazılar
Aile içi şiddetin çocuklar üzerindeki etkileri
Bir evde aile içi şiddet varsa, o evde yüksek ihtimalle çocuklar da şiddet görmektedir. Örneğin, Amerika'da yapılmış olan bir araştırma eşlerine şiddet uygulayan erkeklerin yüzde 50'sinin aynı zamanda çocuklarına da şiddet uyguladığını ortaya koymaktadır. ... devamı
Çocuğunuzu el bebek gül bebek büyütmeyin
Çocuğunuzu el bebek gül bebek büyütmeyin International Hospital’dan Psikolog Ferahim Yeşilyurt, “El bebek gül bebek büyütülen çocuklar okulda zorluklar yaşıyor. Okul fobisi ortaya çıkıyor. Bu fobinin en büyük nedeni, çocukların evden ve aileden ayrılmak istememesi” dedi v... devamı
Mutsuz çocuk kalmasın - kekemeliği sevgi yener
Kekemelik çocuğun sosyal ilişkilerini zedeliyor; suskunlaşan çocukta depresyon ve sosyal kaygı riski artıyor. Hastalıkla mücadelede uzmanların aileye önerileri: Tedaviyi geciktirmeyin, anlayışlı olun, sözünü kesmeyin. Çocuklar bağırma, gülme hı&cce... devamı
Kendine güvenen çocuk sağlıklı yetişkin oluyor
Yaşamları üzerinde kontrol sahibi olduklarına inanan çocukların, yetişkinliklerinde beden sağlıkları daha iyi durumda bireyler oldukları belirlendi. “Psychosomatic Medicine” dergisinde yayınlanan çalışmada, “kontrol odağı” özelliklerinin sağlık soru... devamı
Sünnet travması cinsel yaşamı etkiliyor
Sünnet travması cinsel yaşamı etkiliyor 2-6 yaş arasındaki çocuklara sünneti önermeyen uzmanlar, bu yaş dilimindeki operasyonlar sonucu oluşacak sünnet travmasının, ileride seksüel yaşamı olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Toplu sünnet de hata daha yoğun Sünnet hatalarının önemli b... devamı
Çocuklarda inatlaşma
Çocuklarda inatlaşma her yaş döneminde görülür. Bağımsız birer birey olduklarının farkına varmaya başlamaları ve dünyayı keşfetme merakları bu inatlaşma sürecini tetikler. Çocuklar anne-babaları ve çevresindekiler ile ayırım yapmaksızın her zaman ve... devamı
Yalnız uyuyamayan çocuklar
"-Anneee! Uyuyamıyorum...Çok kötü bir rüya gördüm." 4 yaşındaki kızının bu çağrısı Gülhan'ı derin uykusundan çekip alıyor. Kızının odasına gitmeden önce saatine bir göz atıyor: 02.00.. Ertesi gün hazırlaması gereken bir semi... devamı
İtaatsizlik
İtaatsizlik çocuğun gelişiminde doğru orantılıdır. Çocuğun gelişiminin her evresinde itaatsizlikler, karşı koymalar görülebilir. Yapmış olduğu davranışlar karşısında tepki vermediğiniz, müdahalede bulunmadığınız taktirde bunu itaatsizlik olarak algılamazlar. (Doğruyu yan... devamı
Kendine güven duygusu
* Çocuğunuzu sevdiğinizi ve sizin için önemli olduğunu belirtmelisiniz.    * Çocuğunuza inanır ve güvenerek ondan iyi davranışlar beklerseniz, olumlu tepkiler alırsınız.      * Çocuğun size yardım etmek ya da ke... devamı
Çocuk ve dayak
Nesilden nesile geçen dayak olayı, araştırmacılar tarafından gösterilmiştir ki hiçbir zaman disiplin konusunda işe yaramamıştır ve yaramayacaktır. Dayak yiyen çocuk, yaptığı harekete sadece dayak riski devam ettiği sürece ara verir. Dayak riskinin ortadan kalktığını hi... devamı
Disiplin içinde cezanın yeri
Çocuk emekleme, yeni yeni ayaklanma, sağa sola tutunarak çevresini düşe kalka tanıma çabalarına başladığında sınırlarını da öğrenmeye başlar.  Yeni kazandığı hareket özgürlüğü içinde anne baba ise ona neleri yapıp neleri yapamayacağın... devamı
Aileler çocuklarda kalıcı izler bırakıyor
Uzman psikolog Dilek Özcan, suç dosyaları kabarık bazı ailelerin suça yönelttikleri çocuklarında, ömürleri boyunca silinmeyecek travmatik etki yaratıldığını söyledi. Özcan, ailelerin çocuklarını suça teşvik etmelerinin, çocuk... devamı
"Aman ağlamasın", "Aman üşümesin", Peki ya sonrası ?
Aşırı istenilen, geç kavuşulan, tek çocuk, ilk çocuk, tek erkek veya kız çocuk, en küçük çocuk, geniş bir sülalenin tek erkek çocuğu gibi çocuklar genellikle abartılmış sevginin odak noktası olurlar. El bebek gül bebek b&uum... devamı
Çocuğunuza doğru duruşu öğretin!
Çalışan kadınların yüzde 80'inde duruş bozukluğu var. Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nden Fizyoterapist Songül Sevim; çocukluk döneminden itibaren, doğru duruş eğitimi alınması gerektiğini söylüyor ve ekliyor: "Çocuklar, doğru duruş ko... devamı
Akıllı Kadın , 2008 , Yasal Uyarı Şu anda Bebek & Aile, Çocuk, Çocuk Psikolojisi kategorisindeki "Disiplin içinde cezanın yeri" başlıklı yazıyı okuyorsunuz.