Akıllı Kadın Akıllı Kadın Yönetime Mesaj Yolla


  • underground
  • kirmizi_sarap
  • sonbahar
  • shadow
  • Kekemelik bir hastalık değil !

    Erken yaşta başlayan ve nedeni hakkında kesinleşmiş bir bilgi olmayan kekemelik, aslında bir hastalık değil. “Tedavideki amaç, iyileştirmek değil, konuşmanın akıcılığında düzeltmeler yaparak iletişimin kalitesini artırmak olmalı.” diyen Internatıonal Hospital Odyoloji ve  Konuşma Bozuklukları Ünitesi’nden Uzman Odyolog ve Psikolog Sevtap Babayiğit kekemeliğin hangi durumlarda ortaya çıktığı, tipleri,nasıl davranılması gerektiği ve tedavisi konusunda  bilgilerini paylaşıyor.

    Kekemelik değişik toplumlarda değişik sıklıklarda görülmektedir ve erkeklerde yaklaşık olarak kadınlara oranla üç kat daha fazla görülür.Kekemeliğin bir karakteri de ailede görülme sıklığının yüksek olmasıdır ve nesilden nesile ortaya çıkmasıdır ki bu genetik faktörlerin de önemli olabileceğini düşündürür. 

    Pek çok açıdan kekemelik bir çeşit çocukluk rahatsızlığı sayılabilir. Şüphesiz çok ileri derecede kekemeliği olan pek çok yetişkin mevcuttur ama hemen hemen tüm vakalarda rahatsızlık okul öncesi çağlarda oluşur. 

    Hangi durumlarda ortaya çıkar?

    “Kekemeliğin ciddiyeti zaman içinde farklılıklar gösterir. Bazen ortadan kalkmakta, bazen çok ciddi bir tablo yansıtmaktadır. Bazı kekemelerin yalnız başınayken veya bir hayvan veya bebekle konuşurken, şarkı, şiir söylerken, küfrederken hiç kekelemedikleri bilinmektedir. İlginç olaylardan biri kekemenin tiyatro oyununda kendi dışında bir kişiliği oynarken kekelemediğidir veya birkaç lisan bildiğinde sadece bir lisanda kekelediğidir” diyen Sevtap  Babayiğit kekemelerde ciddi bir tablonun oluşabileceği durumları şöyle açıklıyor:
     
    *        Dinleyicilere bir konuşma yapılması durumu,
    *        Telefonla konuşma anı,
    *        Uzun kelime söyleme zorunluluğu,
    *        Kısıtlı bir zamanda konuşmaya mecbur olma,
    *        Sabırsız bir dinleyiciye birşeyler anlatma durumu,
    *        Dinleyici duymadığında tekrarlama hali,
    *        Onaylanmadıkları veya reddedildikleri zamanlar.

    Tipik bir kekeme diğer yönleri ile herkesten farksızdır, hiç bir fizyolojik ve yapısal farklılık göstermez. Ortak bilinen birşey de genelde kekemelerde konuşmanın geç başladığı ve artikülasyon bozukluğu dediğimiz bazı seslerin yanlış telaffuzunun çocukluğunda var olduğudur.

    Kekemeliğin tipleri:

    Internatıonal Hospital Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Ünitesi’ nden Sevtap Babayiğit konuşmanın akıcılığı ile ilgili bir iletişim bozukluğu olan kekemeliğin karşımıza 4 tipte çıktığını belirtiyor. Bunların dikkat çekecek kadar anormal duraklamalar,ses veya heceleri uzatmalar,tekrarlar ve bazı patlamalı sesler dediğimiz harfleri çıkartmadaki zor ataklar olduğunu sözlerine ekliyor ve şöyle devam ediyor:Kekemeliğin bazı özellikleri ikincil özelliklerdir. Vücut ve yüz hareketlerinin de kekemenin durumdan kaçma çabalarına eklendiği durumlarda, bu tip davranışların bir özelliği olayı daha anormal duruma dönüştürmeleridir. Hatta bazı kekemelerde terapi seansları sadece bu ikincil davranışları ortadan kaldırmayı amaçlar ki söylenmeye çalışılan daha iyi anlaşılabilsin.

    Kekemelerin çoğu konuşmalarını daha akıcı hale getirme amaçlı pekçok strateji kullanabilir, ama bu stratejiler zaman içinde sorunu çözmeyip daha karmaşık bir ızdıraba dönüştürebilir ki bu da psikolojik sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

    Kekemelere nasıl davranılmalı?

    Şöyle bir soru akla gelebilir: ‘Kekemelere nasıl davranmalıyız?’.Pekçok kekemenin tercih ettiği şey kendilerinin ‘nasıl’ değil, ‘ne’ söylediklerine dikkat edilmeleridir.Ne yazıkki insanların bunu yapması oldukça zordur ve kekemelerin düşüncesi ise bütün olayların merkezi onların konuşmadaki takılmaları etrafındaymış gibidir. Ayrıca karşılarındaki insanların mimik ve yüz ifadelerine oldukça duyarlıdırlar ve dolayısıyla da oldukça alıngandırlar. Bu durum ergenlik çağındaki kekemede çok daha belirgindir.

    Çocuğa hangi durumda kekeme  denmelidir?

    Bir çocuğa kekeme denilebilmesi için konuşmada bir çaba ve gerginlik göstermesi , kendini kekeme olarak kabul  etmesi, başkalarının da kendisini kekeme olarak değerlendirmesi gerekir. Bu kriterlerden birinin bile olmaması o çocuğa kekeme denilmesini önler ve ailenin de bu durumda çocuğunu normal olarak değerlendirmesi gerekir.

    Kekemeliğin Tedavisi:

    Kekemeliğin tedavisi oldukça uzun sürer, seanslar halinde uygulanır ve değişik yöntemler kullanılarak tedavi başarılabilir. Tedavi öncesi klinisyen ve hasta realistik amaçlarını saptamalıdır, fikir birliğine varmalıdır, kriterlerine karar vermelidir ki bu kriterler aslında tedavi aşamalarını da belirleyecektir. Durum böyle olduğunda klinisyene düşen görev büyüktür. Her tedavi metodundan haberdar olmalıdır ve hastasını tanıdıktan sonra hangi metodla tedavi uygulayacağında başarılı sonuç alacağını bilmeli ve ona göre kendini ve hastasını yönlendirebilmelidir.

    Oldukça uzun süren kekemelik tedavisi, seanslar halinde ve değişik yöntemler kullanılarak başarıya ulaşabiliyor. International Hospital’da, tedavinin uzun ömürlü ve kalıcı olabilmesi için iç içe geçen metotlar, stratejiler, modeller ve gerekirse psikoterapötik yaklaşımla destekleme şeklindeki yöntemler zinciri tercih ediliyor. Yarım saat süren seanslar, nefes egzersizleri ve grup terapisiyle de desteklenebiliyor.

    Bilgi için: Alo Internatıonal 444 0 663
     



    ceren
    27.02.2008 12:01


    Bu kişinin diğer yazıları için tıklayınız
    Yazarın diğer yazıları
    Neden bazıları şekerli gıdalara fazla düşkün?
    Sokak modasının kalbi
    Diş ağrısını azaltmak için
    Bebeğinizin kilosu
    Evliliği ertelemeli misiniz?
    Obezite Alzheimer riskini artırabilir
    Yeni doğan bebek ve giyim
    Ellerinizi ihmal etmeyin!
    Burcuna göre yaşa
    Uykuda solunum durması: Uyku Apnesi
    Biberon mamaları nasıl hazırlanır?
    Gebelik ve miyomlar
    Gebelikte ne kadar kilo almalıyım?
    Hamilelik ve hepatit B


    Kekemelik bir hastalık değil ! Yorumları
    Henüz bu yazıya bir yorum girilmemiş. Aşağıdaki formu kullanarak ilk yorumu siz girin!


    Yorum Ekle
    Yorum Başlık :

    Yorum eklemek için üye girişini yapmalısınız, eğer üye değilseniz hemen üye olun.

    Üye Girişi / Yeni Üye
    Kullanıcı Adı:
    Şifre :
      Beni Hatırla

    Hemen Üye Olun
    Üye olun, yeni eklenen yazılar e-postanıza gelsin. Kalori Günlüğü ile gün gün kalori hesabınızı yapın, yazılar ekleyin, diğer akıllı kadınlar ile mesajlaşın. Üyelik Ücretsizdir. Üye olmak için tıklayın.

    Şifremi Unuttum
    Aktivasyon Linki Gelmedi


    Diğer Yazılar
    İlk çocuklar sakin ve düzenli, sonrakiler aykırı
    Kardeşler arası doğum sırası insan karakterini etkiliyor. Genel olarak, ilk doğan çocuklar daha düz ve istikrarlı, sonrakiler ise daha yaratıcı, tasasız ve derbeder bir yapıya sahip. ‘Journal of Business Research’ dergisinde yayınlanan bir araştırma, insan kişiliğine cinsiye... devamı
    Çocuklarda 2 yaş sendromu
    Çocukların yürümeye ve konuşmaya başladıkları dönemde bireyselliklerini ve kendinilerini keşfetmeye, sınırlarını zorlamaya başladıkları ifade edildi. Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim &... devamı
    Sağlıklı yaşam çocuk yaştan doğru beslenmeyle kazanılır
    Son yıllarda bilinçlenen toplum çocuk yaştan doğru beslenmenin çocuk yaşından başladığı konusunda hemfikir. Bebek yaşlardan başlayan doğru beslenme insanın tüm yaşamı boyunca sağlığını etkilediğini tıp kanıtlamış bulunuyor. Beslenme alışkanlıkları yaşam boyu sürdü... devamı
    Çocuk ve ergenlerde görülen tikler
    Çocuğunda başlayan göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkarmalar anne babaların kaygı duydukları durumlardan biridir. Çocuğunda başlayan göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkar... devamı
    Televizyonun çocuk üzerindeki etkisi
    Uzmanlara göre, TV 0-3 yaşları arasında daha etkili oluyor. Çünkü, bu yaşlar hayat boyu kullanılacak bazı psikososyal ve psikomotor özelliklerin kazanıldığı çok önemli bir devredir. Bu devrede oluşabilecek herhangi bir sorunun bütün hayatı etkilediği ... devamı
    Çocuklarda korkular ve yaygın anksiyete bozukluğu
    Bu hafta Uzm. Psk. Hande Sinirlioğlu Ertaş ile çocuklarda korkular ve kaygı bozukluğu üzerine konuştuk. Çünkü çocukların çok küçük yaşlarda yaşadıkarı korkular yeterince önemsenmez ve tedavi edilmezse ileride ciddi psikiyatrik sorunlar... devamı
    Çocukların gözünden şiddet
    Çocukların gözünden şiddet Çocukların şiddeti nasıl algıladıklarını tespit etmek amacıyla ilköğretim 5'inci sınıf öğrencilerine uygulanan ve resim çizme yönteminin kullanıldığı araştırmada, yapılan resimlerde en çok aile içi şiddete yer verildi. Araştırmaya katılanların, yaptıkları ... devamı
    2 milyon kişi antisosyal
    Çocuk yaşlarda belirti veren ve ruhsal bir sorun olan antisosyal kişilik bozukluklarının okul çağında belirlenerek önlem alınması gerektiği bildirildi. Adana Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Psikiyatrist Dr. Bülent Demirbek, sadece biyolojik rahatsız... devamı
    Erkek çocuklar daha çok TV izliyor
    Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yapılan bir araştırma, televizyonun çocuklar üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Doç. Dr. Metin Işık, Dr. Ayhan Erdem, Araştırma Görevlileri Özlem Güllüoğlu ve Ebru Akbaba tarafından yapılan araştırma ''Tel... devamı
    Eyvah çocuğumuz yatağımızı işgal etti
    Eyvah çocuğumuz yatağımızı işgal etti Çocuğunuz her akşam soluğu sizin yatağınızda alıyorsa büyük bir sorununuz var demektir. Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, ebeveynlere şu tavsiyede bulunuyor: Doğduğu anda çocuğunuzun odasını ayırın, alışırsa yanınızdan ayrılmayacaktır!..  Çocuklar geceleri anne-... devamı
    Çalışan anne çocuğuyla bağı nasıl korur?
    Haftada 20 saatten fazla kreş ya da anaokuluna bırakılan 30 aylığın altında bebekler uzun dönemde duygusal ve ilişki sorunları yaşıyorlar Bebekler ve küçük çocuklar hayatlarında onları seven, ihtiyaçlarına cevap veren, istikrarlı bir büyüğe, ideali ise ... devamı
    Çocuklar neden yalan söyler?
    Temel eğitim çağındaki çocukların, cezalandırılma korkusu ya da ödüllendirme arzusu nedeniyle yalan söylediği, çalma davranışının kökeninde de sevgi açlığı bulunduğu belirtildi. Işıl Işıl Çocuk Kulübü’nün veli eğitim semi... devamı
    Hasta mı yoksa yaramaz mı?
    Yaramaz çocuklar belirli zamanlarda her zamankinden daha çok yaramazlık yaparlar. Hareket fazlalığı olan hiperaktif çocuklar ise, sürekli hareket halindedir. Her hareketli çocuk hiperaktif değildir ama her hiperaktif çocuk, hareketlidir.  Çocukl... devamı
    Dikkat, kardeşini öldürmesin!
    Kardeş kıskançlığı, kardeşe yönelik şiddeti ortaya çıkarır.  Kardeşine vuran ya da onun yüzüne yastık basan çocuklar, kıskançlık nedeniyle bu şiddete yönelik hareketlerde bulunur. Onların kıskançlık duygularını ortadan kaldırabilmek i&cc... devamı
    Akıllı Kadın , 2008 , Yasal Uyarı Şu anda Bebek & Aile, Çocuk, Çocuk Psikolojisi kategorisindeki "Kekemelik bir hastalık değil !" başlıklı yazıyı okuyorsunuz.