Akıllı Kadın Akıllı Kadın Yönetime Mesaj Yolla


  • underground
  • kirmizi_sarap
  • sonbahar
  • shadow
  • Kariyerini Sabote Etme

    Sık sık özür diliyor, 'yani' gibi anlamsız kelimeler kullanıyorsanız, ellerinizi masa altında saklıyor, yükselmekten korkuyorsanız kariyerinizi sabote ediyorsunuz demektir. Bunlardan bir an önce vazgeçin. Kendi lider rolünüzü üstlenmenin vakti geldi.
    10.05.2005 Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Azize Ergeneli, bankacılık sektöründe ilk kademe yöneticisi 150 kişiye kadınların iş hayatında yükselmeleriyle ilgili 34 soru sordu. Ortaya çıkan sonuç: Erkekler, kadın yöneticilere daha olumlu bakıyor. Ergeneli'nin 'Bankacılık sektöründe cam tavan' araştırmasında, erkek yöneticilerin 34 ifade içinde 33 ifadede kadın yöneticilerden daha olumlu bir tutum içinde olduğu saptandı. Bu ifadelerden 15'i kadınların üst düzey yönetici olmalarına ilişkin ifadeleri oluşturuyordu.

    Peki ama kadınlar 'yükselme' konusunda neden daha olumsuz bir tutum içinde. Pek çok açıklaması olabilir: İş hayatında daha fazla zorlukla karşılaşmak, rakip görülen bir başka kadın yerine erkek otoritesini kabul etmek, 'evinin kadını olma' kimliğini üzerinden atamamak...

    Küçük kız olmayı bırakın

    ABD'li Psikolog Lois P. Frankel de 'Neden?' diye soruyor. Bulduğu yanıtlar yukarıdaki gerekçelerden pek de farklı değil. Ama o ısrarla kadınlara 'küçük bir kız olmayı bırakın' diyor. Çünkü, "Hayat bize nasıl davranırsa davransın, sonuçta buna nasıl cevap vereceğimizi seçme ikileminde kalırız. Burada bizim kontrolümüz var."
    Frankel, binlerce profesyonelle yaptığı görüşmelerden çıkarttığı sonuçları 'İyi kızlar köşe ofisleri alamaz: Kadınların kendi kariyerlerini sabote etmek için yaptıkları 101 bilinçsiz hata' kitabında toplarken, 'köşe ofisleri' kapmak isteyen kadınları şu hataları yapmamaları için uyarıyor:

    Oyunu yanlış oynamak: Bu bir oyun değilmiş gibi davranmak ve sınırlar içinde oynamak, başkalarının işini yapmak, aralıksız çalışmak, istediklerinizin size verilmesini beklemek, ofis politikalarından uzak durmak.

    Yanlış davranışlar: Karar vermeden herkesin görüşünü almak, sevilmeye ihtiyaç duymak, aptalca olduğu korkusuyla soru sormamak, erkek gibi davranmak, kişisel bilgiyi paylaşmak, paranın önemini inkâr etmek, flört etmek, ofisi oturma odası gibi dekore etmek.

    Yanlış düşünceler: Tüm sorumluluğu almak, otorite olan erkekleri baba figürü gibi görmek, özel hayatınızın yerine işinizi koymak, insanların zamanınızı harcamasına izin vermek, kariyer amaçlarınızı zamansız terk etmek.

    Kendini markalaştıramama: İşinizi ve ünvanınızı küçümsemek, sadece adınızı ya da lakabınızı kullanmak, fark edilmeyi beklemek, yüksek profilli atamaları reddetmek, mütevazı olmak, fikirlerinizinden vazgeçmek, görünmez olmak.

    Yanlış ifadeler: Raporları soru gibi beyan etmek, izin istemek, özür dilemek, küçümseyici kelimeler kullanmak, "yani", "diyorum ki" gibi sık tekrarlanan anlamsız kelimeler kullanmak.

    Başarısız görüntü: Kafanızı yana yatırmak, uygunsuz giyinmek, ayağınızın üzerinde oturmak, toplum içinde kendine çeki düzen vermek, toplantıda elleriniz masanın altında oturmak, okuma gözlüklerinizi boynunuzun etrafına takmak, göz kontağını sürdürmekte başarısız olmak.

    Yanlış tutumlar: Başkalarının sizden daha fazla şey bildiğine inanmak, uygunsuz davranışları tolere etmek, fazlasıyla sabır göstermek, kör görevleri kabul etmek, başkalarının ihtiyaçlarını kendinizinkilerin önüne koymak, emrivakileri kabul etmek, cinsiyet kartını oynamak, cinsel tacizleri tolere etmek, ağlamak.

    'Mutlaka öncelik sıralamam vardır'

    Özlem Düzen Fidancı

    Philips Kişisel Bakım ve Ev Aletleri Grubu Genel Müdürü Özlem Düzen Fidancı, 1992 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun olmuş. 1991'de henüz öğrenciyken, Tetra Pak'ta yarı zamanlı çalışmaya başlayan Fidancı, okul bittikten sonra da Tetra Pak'ın iş teklifi üzerine aynı firmada satış, pazarlama ve iş geliştirme departmanlarında çalışmaya devam etmiş.

    Tetra Pak'ta yaklaşık yedi yıl çalıştıktan sonra, Philips'e geçmiş. Philips'te Kişisel Bakımdan Sorumlu Grup Ürün Müdürü olarak çalışmaya başlayan Fidacı, 2001 yılında Pazarlama Müdürlüğü'ne terfi etmiş. 1 Ocak 2005'ten bu yana ise Ev aletleri ve Kişisel Bakım Ürünleri Grubu Genel Müdürü. 10 yıldır evli olan Fidancı'nın 1 yaşında olan bir oğlu var. Fidancı, özel - iş yaşam dengesini sağlamak için önceliklerini belirliyor ve buna göre hareket ediyor: "Bunun için çok çalışırım, genel olarak hiçbirşeyi yapmak istediğim işin, ulaşmak istediğim hedefin önünde bir engel olarak görmüyorum. Bugün için önceliğim iş ise özel hayatımdan fedakârlık yaparım, eğer özel hayatıma yoğunlaşmamı gerektiren bir dönem yaşıyorsam, işimi ona göre planlarım. Mutlaka bir öncelik sıralamam vardır" diyor. Fidancı'nın kadınlara tavsiyesi işi özel hayatın bir parçası olarak algılamaları ve böyle davranmaları.

    'Ağladım ama cam tavanı da kırdım'

    Yasemin Tutal

    İstanbul Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunu Yasemin Tutal, üniversitede ilk profesyonel işine bir telekomünikasyon firmasında, Üretim Planlama Kontrol departmanında başlamış. Beş yıl önce emekli olan Tutal'ın şu an AB Projelerinde danışmanlık ve uluslararası lobi faaliyetleri sürdürdüğü bir şirketi var.

    Çalışan kadınların erkeklere göre daha fazla engelle karşılaştığını kabul eden Tutal, bu engellerin biraz da kadınların kendileri tarafından oluşturulduğunu, belirterek "Benim de iş hayatında tuvaletlerde ağladığım zamanlar oldu. Ama üstesinden kendi cam tavanınızı kırarak geliyorsunuz. Bunun için iyi bir eğitim, kendinizi geliştirmek ve aileye katkı için değil kendiniz için çalışmak gerek" diyor. İş hayatına başladıktan 9 - 10 yıl sonra evlenen Tutal'ın 20 yaşında bir oğlu var. Çocuk sahibi olmanın ve işten bir süre ayrı kalmanın kadınların performansını düşürücü bir etkisi olmadığını savunan Tutal, şöyle konuşuyor: "Oğlum doğduktan sonra 1,5 yıl iş hayatına ara verdim. Geri döndüğümde oğlumun yuvasını işime yakın bir yerde seçtim. Mümkün olduğunca öğle aralarında onunla ilgilendim. Kendimi geliştirirken bile onunla ilgilendim, ona masal değil, kendi mesleki gelişim kitaplarımı yüksek sesle okudum."

    Doktorluğun stresini resimle atıyor

    Doç. Dr. Fazilet Dinçbaş

    Cerrahpaşa Hastanesi'nde Onkoloji Bölümü'nde çalışan Doç. Dr. Fazilet Dinçbaş aynı zamanda resimle ilgileniyor, sergiler açıyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1986'da mezun olan Dinçbaş, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi bölümünde ihtisasa başlamış. İstanbul'a geldiği yıl, çocukluğundan beri ilgilendiği resim aşkını nasıl tatmin edebilirim diye araştırmalar yapmış. Resim Heykel Müzeleri'nin düzenlediği bir kursa başlayan Dinçbaş ve birkaç arkadaşına sadece haftasonları birkaç saat süren bu kurs yetmemiş. Kendilerine ders veren hocaları ressam Yusuf Tatak ile birlikte 10 yıl boyunca çalışacakları Atölye Üçgen'i kurmuşlar. Aralarından bazıları mesleklerini bırakıp sadece resimle ilgilenmeye başlamış. Doktorluğun gerçekten fedakârlık isteyen, stresli bir meslek olduğunu vurgulayan Dinçbaş, resime ayırdığı süreyi kendisi ile başbaşa kalabildiği, tüm stresinden uzaklaştığı bir zaman olarak nitelendiriyor. 1992'de evlenen Dinçbaş, çok yoğun çalışan bir kadının eşinin ya çok sabırlı, ya kendi kendine yetebilen ya da çok meşgul biri olması gerektiğini söylüyor. Dinçbaş, "Eşim benim resim yapmak için ayırdığım vakte hiçbir zaman karışmadı. Ben de ona aynı şekilde özen gösteriyorum" diyor.

    Boş zamanlarında Antik dilleri öğreniyor

    Ayşegül İldeniz

    Boğaziçi Üniversitesi İşletme mezunu Ayşegül İldeniz, San Fransisco Üniversitesi'nde elektronik iletişim konusunda yüksek lisans yaptı. 1998'de Intel'in Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Pazarlama Müdürü görevine getirildi. Şu anda sorumlu olduğu Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Bölgesindeki 67 ülkeden sorumlu ve bu bölgedeki tüm Intel operasyonlarını yürüten İldeniz, aynı zamanda da Intel Avrupa Yonetim Kurulu Üyesi. Sekiz farklı ülkedeki ofislerin tüm elemanları İldeniz'e bağlı çalışıyor.

    İldeniz'in hayatının büyük bir bölümü seyahatlerde geçiyor. İş seyahatlerinden kendine özel bir zaman yaratıp gittiği ülkelerde birkaç saat de olsa ilgisini çeken yerleri, müzeleri ya da ören yerlerini görmeye çalıştığını söylüyor. "Haftasonlarında ise elimden geldiğince İstanbul'da olup özel meraklarıma ve dostlarıma zaman ayırmaya çalışıyorum" diyen İldeniz, kadın olduğu için bugüne dek herhangi bir sorunla da karşılaşmadığını söylüyor iş hayatında. "Tamamen iş odağına dönünce cinsiyetinizin ne olduğunun hiç de önemi kalmıyor" diyen İldeniz, her bireyin kendini mutlu hissedeceği, iş dışında beynini rahatlatabilecek ozel alanlar yaratabilmesi olduğunu söylüyor. İldeniz'in diğer ilgi alanı ise arkeoloji. İldeniz, bu konuda kitaplar okuyup boş zamanlarında antik dilleri öğrenmeye çalışıyor.

    'Pembe zamanlar' ile kendini ödüllendiriyor

    Selen Kocabaş

    Selen Kocabaş Turkcell İş Destek Genel Müdür Yardımcısı. İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat bölümü mezunu Kocabaş, iş hayatına başladıktan 4 - 5 sene sonra Marmara Üniversitesi'nde İnsan Kaynakları ve İş Geliştirme Yönetimi üzerine master programına devam etmiş.

    Kocabaş, farklı sektörlerde finans, pazarlama, satış stajları yapmış. Arçelik'te öncelikle MT (Management Trainee - yetiştirme elemanı) olarak o dönemki adıyla Endüstriyel İlişkiler Bölümü'nde çalışma hayatıma başlayan Kocabaş, bir süre sonra insan kaynakları uzmanı olmuş. Daha sonra DanoneSa'da Organizasyonel Gelişim ve İnsan Kaynakları Müdürlüğü'nden İnsan Kaynakları Direktörlüğüne terfi etmiş. Mayıs 2003'den bu yana Turkcell İş Destek Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyor. 250 kişilik bir ekibi yönetiyor.

    Haziran'ın 29'unda evliliğinin onuncu yılını tamamlayacaklarını belirten Kocabaş'ın altı buçuk yaşında Sarp adında bir oğlu var. İş - özel yaşam dengesini sorduğumuz Kocabaş şunları söylüyor: "Yapılacaklar listemde acil ve önemli olan işlere odaklanıyorum. Teknoloji ve mobilite işim gereği hayatımın içinde, bu imkânları kullanarak hız kazanıyorum. Mümkün olduğunca delegasyonla hareket ediyorum.

    'Pembe zamanlar' dediğimiz kendimi ödüllendirdiğim, tamamen kendime ayırdığım zamanlar yaratmaya çalışıyorum. Spor ve hobilerle aile beraberliğini birlikte yürütmeye çalışıyorum. Bu nedenle kışın kayıyoruz, yazın bisiklete biniyoruz, hobi bahçemiz var, birlikte onunla uğraşıyoruz."

    Türkiye'de yöneticilerin yüzde 8'i kadın

    Birleşmiş Milletler'in İnsani Gelişme Raporu 2002 verilerine göre Türkiye'de kadınların mecliste temsil oranı yüzde 4.4. Üst düzey yöneticiler, hukuk ve yönetimde kadın oranı yüzde 8. Profesyonel ve teknik çalışanlarda kadın oranı ise yüzde 31.

    Tarım çalışanlarında kadın oranı yüzde 72 (ücretsizler dahil), sanayi çalışanlarında kadın oranı yüzde 10, hizmet sektöründe kadın oranı ise yüzde 18.

    Bazı mesleklerde ise kadın oranı, Avrupa ülkelerindeki oranlardan daha yüksek. Mimarların yüzde 31'i, doktor ve operatörlerin yüzde 29'u, eczacıların ise yüzde 51'i kadın.

    Birleşmiş Milletler'in 2004 İnsani Geliştirme Raporu'na göre Türkiye'de kadınların kazancı, erkeklerin kazancından yüzde 40 daha az.

    2004'te yapılan İş Yaşamında Üst Yönetim ve Siyasette Kadın araştırmasına göre ise Türkiye'de çalışan kadınların yüzde 14'ü cinsel tacize uğruyor. Cinsel tacize uğrayan kadınların yarısından fazlası işten ayrılıyor.

    Ankara Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi üyelerinden Zeynep Kılıç'ın yaptığı araştırmaya göre kadınlar bütün dünyada işlerin yüzde 70'ini yapıyor ancak yaratılan refahın yüzde 1'inden yararlanıyorlar. Çünkü siyasal karar alma mekanizmalarında yüzde 13.9'luk bir oranda temsil ediliyorlar.

    Belçika'da kabul edilen yasaya göre atamayla gelinen makamlarda aynı cins en fazla 3/2 oranında olabiliyor.

    Danimarka, Finlandiya, İzlanda ve İsveç'te çıkarılan özel yasalarla kamu kurumlarında atamayla gelinen makamlarda eşit temsil ilkesini benimseyen kotalar uygulanıyor.

    Norveç'te tüm organ ve kurullarda her cinsin yüzde 40 oranla temsili benimsendi. Hollanda 1992'de, danışma kurullarında kadın - erkek oranı eşitlenene kadar sadece kadınların yeni görevlere atanabileceğini kabul etti.

    Almanya'da danışma kurullarındaki her boş koltuk için mutlaka bir kadın ve bir erkek aday gösterilmesi ilkesi 1994'ten itibaren uygulanmaya başlandı. İngiltere'de hükümet, tüm kamu organlarında yüzde 50 eşit temsil ve adaletli atama prosedürleri izlenmesini karara bağladı.

    Bazı ülkelerde üst düzey kamu görevlerinde kadın oranı; Avusturya yüzde 10, Belçika yüzde 12, Finlandiya yüzde 16, Fransa yüzde 7, Almanya yüzde 8, Portekiz yüzde 19, İsveç yüzde 39, İngiltere yüzde 11.

    Bazı ülkelerde yargı organları ve mahkemelerdeki kadın oranı: Lüksemburg yüzde 42, Fransa yüzde 28, İsveç yüzde 26, Belçika yüzde 16, Finlandiya yüzde 19, Hollanda yüzde 16, Danimarka yüzde 16, Avusturya yüzde 14, Almanya yüzde 13, İngiltere yüzde 6, Portekiz yüzde 1.

    sirca_fanus
    31.01.2008 15:48


    Bu kişinin diğer yazıları için tıklayınız
    Yazarın diğer yazıları
    Joan Miro Sergisi‏
    Bakımlı Dudaklar İçin...
    Çocuklara söylenebilecek en iyi 5 cümle
    Kariyerini Sabote Etme
    Üstündeki 'Maşallah' En Tehlikeli Cisim Olabilir
    En Sık Görülen 10 Önemli Ev Kazası
    Kariyer kadınların, çocuklar babaların
    Asitli İçecekler ve Çocuklar
    Erkekler, Hastalanınca Annelerine Danışıyor
    Hiperaktif Çocuk - Yaramaz Çocuk
    Yemek Yemek İstemeyen Çocuklara Çözüm
    Kadının Fendi Futbolda Erkekleri Yenebilir mi?
    Çocuklara Diş Fırçalama Ne Zaman Başlamalıdır?
    Çocuklarda inatlaşma ile başa çıkmanın yolları


    Kariyerini Sabote Etme Yorumları
    Henüz bu yazıya bir yorum girilmemiş. Aşağıdaki formu kullanarak ilk yorumu siz girin!


    Yorum Ekle
    Yorum Başlık :

    Yorum eklemek için üye girişini yapmalısınız, eğer üye değilseniz hemen üye olun.

    Üye Girişi / Yeni Üye
    Kullanıcı Adı:
    Şifre :
      Beni Hatırla

    Hemen Üye Olun
    Üye olun, yeni eklenen yazılar e-postanıza gelsin. Kalori Günlüğü ile gün gün kalori hesabınızı yapın, yazılar ekleyin, diğer akıllı kadınlar ile mesajlaşın. Üyelik Ücretsizdir. Üye olmak için tıklayın.

    Şifremi Unuttum
    Aktivasyon Linki Gelmedi


    Diğer Yazılar
    Çekirdekten doğan meslek
    Çekirdekten doğan meslek İtalyancada kahveyi en iyi hazırlayan anlamına gelen 'barista' yeni bir uzmanlık dalı. Bu mesleğin, Türkiye'deki ilk temsilcisi 21 Haziran'da Dubai'de yarışmaya hazırlanıyor. Ne iş yapıyorsunuz?" sorusuna aldığınız cevap "Barista" olsa idi kafanızda canlanan şey ne olurdu? Pe... devamı
    Çalışma masanız sizsiniz
    Logitech şirketinin yaptırdığı araştırma sonuçlarında çalışma masalarının kişiliğimizi yansıttığı ve iş hayatındaki yükselmeleri etkilediği bildirildi. Psikolog Cary Cooper, büro animatörü, düzen fanatiği, ailesine düşkün tutarlı kişi, tasarım aşı... devamı
    1940 sonlarından günümüze iş ilanları
    İş ilanlarının gazetelerde boy göstermeye başladığı 1940 sonlarından günümüze dek çok şey değişti. İnternet’in hayatımıza girişinin 15. yıldönümünde Türkiye’nin iş ve insan kaynakları sitesi Yenibiris.com, iş arama sürecinde iş ilanları... devamı
    Bu gazeteyi kadınlar yönetiyor
    Bursa'da yayımlanan günlük bir yerel gazetenin 12 yöneticisinin 5'i kadın. Yazı işleri, spor, kurumsal iletişim ve pazarlama müdürü, reklam sorumlusu ve istihbarat şefi bayan olan gazetede, haber ve gelir işleri de kadınlara emanet. Gazetenin Yazı İşleri Müd&uu... devamı
    CV yazmak incelik ister
    İster yeni mezun olun, ister kırk yıllık iş geçmişiniz olsun mutlaka bir CV’niz olmalı. Peki kendinizi en iyi ifade edebileceğiniz bir CV’yi nasıl hazırlayabilirsiniz? Öncelikle yapmanız gereken şey hangi tür CV hazırlayacağınıza karar vermek olmalı. Çünk&uu... devamı
    Özürlü çocuk annelerine erken emeklilik
    Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, özürlü çocuk annelerine 5 yıl erken emeklilik olanağı sağlanmasıyla ilgili “Çalışmak zorunda olan özürlü çocuk annelerinin ağır yükünün paylaşılması adına bu düzenlemeyi çok... devamı
    L’Oréal Türkiye’den, genç bilim kadınlarına burs desteği
    L’Oréal Türkiye’den, genç bilim kadınlarına burs desteği “Genç Bilim Kadınlarına Destek Bursları” programı kapsamında, projeleri seçilen 6 genç bilim kadını 12’şer bin dolar değerinde birer yıllık burs kazandı. Türkiye Bilimler Akademisi tarafından desteklenen ve bu yıl Türkiye’de beşincisi düze... devamı
    Beslenme çantası mı? Evrak çantası mı?
    İş hayatındaki kadınların büyük bir çoğunluğu, kariyerlerinin bir noktasında bu soru ile karşı karşıya kalıyor. HP, çalışan annelere yönelik düzenleyeceği İş’te Anne Paneli ile bu soruya yanıt arıyor.  İş’te Anne Paneli, HP’nin, iş hayatındak... devamı
    Çalışan kadın artıyor, iş bulmak zorlaşıyor
    Çalışan kadın artıyor, iş bulmak zorlaşıyor Geçen on yılda çalışan kadın sayısı 200 milyon artarak 2007’de 1,2 milyara ulaştı. Aynı yıl çalışan erkek sayısı 1,8 milyarı buldu. Son on yılda çalışan kadınların toplam çalışanlar içindeki oranı ise değişmedi ve yüzde 40’ta kaldı. ILO&r... devamı
    Yabancı dil öğrenmenin püf noktaları
    Öğrendiğiniz dilin konuşulduğu bir ülkeye gitmek istiyorsunuz ve bunun da o dili öğrenmenin en kolay ve hızlı yolu olduğunu biliyorsunuz. Fakat yeni bir ülkeye adım atmak ilk etapta garip gelebilir. Şöyle ki, yeni bir çevre,... devamı
    İşiniz kalbinizin düşmanı olmasın
    Stresli çalışma ortamları ciddi sağlık sorunlarına en çok da kalp rahatsızlıklarına neden olabiliyor. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turan Ege, stresli çalışma ortamının ciddi sağlık s... devamı
    Çalışırken güzel olmanın altın kuralları
    Sabahki ışığımız, enerjimiz akşamüstü saatlerine doğru bizi terk ediyor. İşte ofiste abartıya kaçmadan her daim güzel, ve şık olmanın püf noktaları Yöneticilerinizin tarzını örnek alın Ofisteki tarzınız aslında kendinizi ifade ediş biçiminizdir. Tarzın... devamı
    Olumsuz davranışlar iş arama sürecinizi nasıl etkiler?
    Son zamanlarda hiç durmadan iş arıyor ancak istediğiniz sonucu alamıyor musunuz?  Belki çok çalışıyorsunuzdur ama davranışlarınız sizi akıllıca davranmaktan alıkoyuyor olabilir. Son zamanlarda pek çok sektörde canlanmalar ve yeni fırsatlar kapılarını iş araya... devamı
    Kendinizi işe alır mıydınız?
    Eğer işveren olsaydınız kendinizi işe alır mıydınız? Eğer işveren olsaydınız kendi nitelik ve deneyiminize sahip biriyle çalışmak ister miydiniz? Diyelim ki iş görüşmenizi yapan kişi sizin hakkınızda sizin kadar bilgiye sahip, sizinle ilgili her konuya hakim. Mesela etrafta kimse yo... devamı
    Akıllı Kadın , 2008 Şu anda Kariyer, Çalışan Kadının İş Hayatı, Araştırma-Haber kategorisindeki "Kariyerini Sabote Etme" başlıklı yazıyı okuyorsunuz.