|
||||||
![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
|
Kategori : Sağlık / Beden Sağlığı / Kadınsal Hastalıklar / Şiddetin kadın sağlığına etkileri Şiddet kurbanı olmak bazı sağlık sorunları açısından bir risk faktörüdür. Fiziksel hasar ve ruhsal acıya neden olmasına ek olarak, şiddet kadının gelecekteki sağlığını da etkilemektedir. Çok sayıda çalışma göstermektedir ki fiziksel ya da cinsel istismar yaşamış kadınlar çocuklukta olsun, yetişkinlikte olsun sağlık problemleri yaşama riskleri yüksektir.
Önceleri yapılan bir çok çalışma doktora başvurmuş kadınları temel aldığından bulgular şiddet ve sağlık problemleri arasındaki bağlantıyı olduğundan yüksek olarak gösteriyor olabilir. Fakat, yakın zamanlarda yapılan, randomize örneklem ve temel sağlık hizmetleri için başvuran kadınlarla yapılan çalışmalar tarafından da bu bağlantı ortaya çıkmaktadır. Aile içi şiddet çocukların sağlığını olumsuz yönde etkiler: Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan çalışmalar kadının kocası tarafından istismarının gerçekleştiği ailelerin %30 ila %60'ında çocukların da istismara uğradıklarını ortaya koymuştur.Klinik deneyim bu paternin gelişmekte olan ülkelerde de mevcut olduğunu belirtmektedir.Çocukların şiddete karşı reaksiyonları yaşlarına, cinsiyetlerine ve aldıkları sosyal desteğe bağlı olmasına rağmen istismara hem şahit olan hem de maruz kalan çocuklar en şiddetli davranış problemleri ile karşı karşıyadırlar. Aile içi şiddetin çocuğun yaşamını sürdürmesini ne şekilde etkilediği açık değildir; buna rağmen getirilen bir açıklamaya göre, istismara uğramış kadınların çocuklarının düşük kiloda doğma olasılığı yüksektir ki bu da bebeklik ya da çocuklukta ölüm riskini arttırmaktadır. Diğer olası bir açıklama da şöyledir: şiddet uygulayan eşlere sahip annelerin öz-saygıları düşük, mobiliteleri az, girişkenlikleri az ve kaynaklara erişimleri azdır; bu nedenle, çocuklarının sağlığını muhafaza etme olasılıkları azdır. Şiddetin kadın üreme sağlığına yönelik etkileri şöyle özetlenebilir. Fiziksel etkiler: Travmanın fiziksel etkileri ağrı, ekimoz, sıyrık, hematom, kafa travmaları, kemik kırıkları, abortus olgularından, işitme ya da görme kayıplarından, yanıklar, ısırıklar, bıçak yaraları, ateşli silah yaraları gibi bir çok bulgunun ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Mağdur sigara, alkol ve madde kullanımı saldırı sonrası etkilerin acısından kurtulabilmek için başvurabilmektedirler. Şiddet ve cinsel istismar, kadının sağlığını riske sokmakta, enfeksiyon ve istenmeyen gebelik ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Kadın eşinin tepkisi nedeniyle kontraseptif yöntem kullanmaktan korkabilmektedir. Cinsel saldırıda oluşabilecek hamileliği takiben kronik pelvik ağrı, yapışıklıklar, endometriosis ve enfeksiyonlar oluşabilmektedir. Kronik pelvik ağrının çocuklukta cinsel istismar, cinsel saldırı veya eşleri tarafından fiziksel ve cinsel istismar öyküsü ile ilişkili olabilmektedir. Cinsel saldırı ile diğer jinekolojik problemler, düzensiz vaginal kanamalar, vajinal akıntı, ağrılı menstruasyon, pelvik inflamatuar hastalık ve cinsel fonksiyon bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Cinsel saldırı aynı zamanda premenstruel stresi artırmaktadır. Menstruasyon gören kadınların %8-10’unda görülen ve fiziksel, kişilik ve davranışlarla ilgili semptomlar gösteren durumlara neden olmaktadır. Jinekolojik semptomların sayısı, istismarın ciddiyeti, fiziksel ve cinsel saldırının her ikisinin olup olmadığı, mağdurun saldırganı tanıyıp tanımaması, saldırganların sayısı ile yakından ilgilidir. Çocukken istismar edilen veya cinsel saldırıya uğrayanlarda, ileri yaşlarda madde kullanımı, korunmasız cinsel ilişkide bulunma, para için seks yapma ve sonuç olarak istenmeyen gebelikler, hepatit-B ve HIV gibi CYBH bulaşma riskini artırdığı ortaya konmuştur. Azalmış cinsel otonomi, istenmeyen gebelik ve CYBH’a neden olabilmektedir. Bir çok yerde çocuk sahibi olma erkekliğin göstergesi görüldüğünden, kadınların kontrasepsiyon kullanımı erkek tarafından engellenebilmektedir. Kondom kullanımı fahişelik, rastgele ilişki ile bağdaştırıldığından bir çok kadın kondom kullanmaktan korkmakta, birçok CYBH’a maruz kalmaktadırlar. Cinsel ve fiziksel şiddetin birçok genel jinekolojik hastalık riskini artırdığı ortaya konmuştur. Güvenli olmayan çocuk aldırma; cinsel saldırı ya da istenmeyen hamilelikte ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle gebeliğini sağlıksız yollardan sonlandırmaya çalışmaları da önemli sağlık problemlerine yol açmaktadır. Şiddet, hamilelikte yan etkilere yol açabilir ve yetersiz kilo alınmasına, istenmeyen gebeliklere, vajinal ve servikal enfeksiyonlara, böbrek enfeksiyonları ve gebelikte kanamalara neden olabilir. Şiddet ayrıca düşük tehdidi ve düşüklere, düşük ağırlıklı doğumlara ve fetal strese yol açabilmektedir. Birçok çalışma bulgusu, gebelik süresince uygulanan şiddetin düşük doğum ağırlıklı bebeklere ve düşüğe neden olduğu bildirilmektedir. Psikolojik etkiler: Cinsel saldırılarda ilk tepkiler şok, duygusal küntlük, geri çekilme ve reddir. Yabancıların saldırısına uğrayan kurbanların korkusu, saldırganın dönüp tekrar zarar vermesidir.Tanıdıkların ve yakın ilişkidekilerin saldırısına uğrayanlarda şaşkınlık görülmektedir. Kronik anksiyete, incinebilirlik duyguları, kontrol kaybı ve kendini suçlama şeklinde tepkiler gösterebilir. Uzun süreli tepkiler arasında anksiyete, kabus görmeler, yabancılaşma, yalnızlık duyguları, cinsel fonksiyon bozuklukları ve fiziksel yakınmalar bulunabilmektedir. Güvensizlik fobiler, depresyon, düşmanlık duyguları ve somatik belirtiler bulunabilmektedir. Saldırı sonrası etkiler postravmatik stres bozukluğu (PTSB) meydana getirebilmektedir. ceren Bu kişinin diğer yazıları için tıklayınız Kategori : Sağlık / Beden Sağlığı / Kadınsal Hastalıklar / Şiddetin kadın sağlığına etkileri |
Aradığınızı bulamadıysanız. Binlerce içerik arasında arama yapmak için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.
Günlük Burç |
| Akıllı Kadın , 2008 , Yasal Uyarı | |