Akıllı Kadın Akıllı Kadın Yönetime Mesaj Yolla


  • underground
  • kirmizi_sarap
  • sonbahar
  • shadow
  • Constantinapolisten sesleniyorum sana

    Hiçbir metrekaresi, sana sarılmaya imkan vermeyen, bir şehirden sesleniyorum sana.

    Belediyenin, seni düşünmediğim yerlerini, iskana açmadığı (inşaat izni vermediği) bir şehirden, İstanbul’dan!

    Sesimin, korna seslerine karıştığı, bir şehirden, duymazsan anlarım.

    Bir telaşın vardır muhakkak, telaşların şehrinden sesleniyorum sana.

    Beni dışına püskürtmeye çalıştıkça, surlarını omuzladığım bir şehirden, İslambol’dan, Nova Roma’dan, Dersaadet’ten, Constantinapolis’ten sesleniyorum sana.

    Sesimi duymazsan anlarım, “onca sesin arasında.” Boşa atılmış bir ok sayarım bu “selamı” İstanbul’un fethi sırasında.

    Herkes Ulubatlı olacak değil ya, dikemediysem bayrağı gönlünün ortasına, takıp mataramı boynuma, bir nefer olurum, yeniçeri arasında…

    Kalabalıklarında kaybolduğum bir şehirden sesleniyorum sana.

    Madam Feri’nin Feriköy’ünden, suyun halka taksim edildiği, Taksim’den, Sultan Abdülmecit’in yeni bir mahalle kurulması için teşvikte bulunduğu, Teşvikiye’den sesleniyorum sana…

    Beni bulmazsan, anlarım.

    Adamlıkları; kravatları, gömlekleri ve ceketleriyle sınırlı adamların şehrinden sesleniyorum, dürüstlüğün, hakkaniyetin, etiğin, kitaplarımızda yazılı olduğu, ama hayatlarımızda pek olamadığı bir şehirden.

    Yağmurlu bir akşamdan, serin bir sabahtan, susuz bir yazdan(n.c) sesleniyorum sana.

    Elektrik süpürgesi açıksa, ezan okuyorsa, ya da ne biliyim bir müzik çalar varsa kulağında ve karanlığa karıştıysa sesim, ıskaladıysan beni, anlarım…
    Hiçbir metrekaresi, sana sarılmaya imkan vermeyen, bir şehirden sesleniyorum sana.

    Belediyenin, seni düşünmediğim yerlerini, iskana açmadığı (inşaat izni vermediği) bir şehirden, İstanbul’dan!

    Sesimin, korna seslerine karıştığı, bir şehirden, duymazsan anlarım.

    Bir telaşın vardır muhakkak, telaşların şehrinden sesleniyorum sana.

    Beni dışına püskürtmeye çalıştıkça, surlarını omuzladığım bir şehirden, İslambol’dan, Nova Roma’dan, Dersaadet’ten, Constantinapolis’ten sesleniyorum sana.

    Sesimi duymazsan anlarım, “onca sesin arasında.” Boşa atılmış bir ok sayarım bu “selamı” İstanbul’un fethi sırasında.

    Herkes Ulubatlı olacak değil ya, dikemediysem bayrağı gönlünün ortasına, takıp mataramı boynuma, bir nefer olurum, yeniçeri arasında…

    Kalabalıklarında kaybolduğum bir şehirden sesleniyorum sana.

    Madam Feri’nin Feriköy’ünden, suyun halka taksim edildiği, Taksim’den, Sultan Abdülmecit’in yeni bir mahalle kurulması için teşvikte bulunduğu, Teşvikiye’den sesleniyorum sana…

    Beni bulmazsan, anlarım.

    Adamlıkları; kravatları, gömlekleri ve ceketleriyle sınırlı adamların şehrinden sesleniyorum, dürüstlüğün, hakkaniyetin, etiğin, kitaplarımızda yazılı olduğu, ama hayatlarımızda pek olamadığı bir şehirden.

    Yağmurlu bir akşamdan, serin bir sabahtan, susuz bir yazdan(n.c) sesleniyorum sana.

    Elektrik süpürgesi açıksa, ezan okuyorsa, ya da ne biliyim bir müzik çalar varsa kulağında ve karanlığa karıştıysa sesim, ıskaladıysan beni, anlarım…

    Sana yokuşlarından yorulduğum, yedi tepeli bir şehirden sesleniyorum, bir kuytuda oturmuş; geçen zaman için esefleniyor, emanet beden için, nefesleniyorum.

    Soluğumu duymazsan, anlarım.

    Bunlar güzel zamanlardı diyeceğim, düşündüğümde. Güzel insanlardı tanıdıklarım, az olsalar da on beş milyonun içinde, kalabalığa aldırmaz yine seni bulurdum diyeceğim, bir on beş milyon daha katsalar bu şehrin içine.

    Büyük laflar edeceğim yani, yine…

    Hiçbir metrekaresi sana sarılmaya müsait olmayan bir şehirden sesleniyorum sana:

    "Dört tarafı; yerli, yabancı, yalancı gözlerle çevrili bir şehirden.

    Kollarını açsan, anlardım."
    Sana yokuşlarından yorulduğum, yedi tepeli bir şehirden sesleniyorum, bir kuytuda oturmuş; geçen zaman için esefleniyor, emanet beden için, nefesleniyorum.

    Soluğumu duymazsan, anlarım.

    Bunlar güzel zamanlardı diyeceğim, düşündüğümde. Güzel insanlardı tanıdıklarım, az olsalar da on beş milyonun içinde, kalabalığa aldırmaz yine seni bulurdum diyeceğim, bir on beş milyon daha katsalar bu şehrin içine.

    Büyük laflar edeceğim yani, yine…

    Hiçbir metrekaresi sana sarılmaya müsait olmayan bir şehirden sesleniyorum sana:

    "Dört tarafı; yerli, yabancı, yalancı gözlerle çevrili bir şehirden.

    Kollarını açsan, anlardım."



    Ümit Buget
    07.04.2008 22:10


    Bu kişinin diğer yazıları için tıklayınız
    Yazarın diğer yazıları
    Mutluluk
    Constantinapolisten sesleniyorum sana
    Hayal, Gerçekten Güzeldir!
    Tesadüf İşleri Müdürlüğü


    Constantinapolisten sesleniyorum sana Yorumları
    Henüz bu yazıya bir yorum girilmemiş. Aşağıdaki formu kullanarak ilk yorumu siz girin!


    Yorum Ekle
    Yorum Başlık :

    Yorum eklemek için üye girişini yapmalısınız, eğer üye değilseniz hemen üye olun.

    Üye Girişi / Yeni Üye
    Kullanıcı Adı:
    Şifre :
      Beni Hatırla

    Hemen Üye Olun
    Üye olun, yeni eklenen yazılar e-postanıza gelsin. Kalori Günlüğü ile gün gün kalori hesabınızı yapın, yazılar ekleyin, diğer akıllı kadınlar ile mesajlaşın. Üyelik Ücretsizdir. Üye olmak için tıklayın.

    Şifremi Unuttum
    Aktivasyon Linki Gelmedi


    Diğer Yazılar
    “Ailem” Dergisinin 2.Sayısı Çıktı!
    “Ailem” Dergisinin 2.Sayısı Çıktı! Grup Hatipoğlu Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yayımlanan “Ailem” dergisinin ikinci sayısı çıktı. Grup Hatipoğlu’nun müşterilerine, personeline ve iş ortaklarına armağanı olan “Ailem” dergisi, üç aylık dönemler halinde yayımlanıy... devamı
    Kitap: Benazir
    Kitap: Benazir ISBN: 978-975-991-683-1 Sayfa sayısı: 172 Ebat: 14x23 cm Yayın tarihi: Mart 2008 Nur Batur, Benazir Bhutto'yla 18 yıl önce tanıştı... Son buluşmaları ise Dubai'de oldu. Benazir 8 yıllık sürgün hayatının ardından Pakistan'a dönmeye hazırlanıyordu. O gün her zamanki... devamı
    Kitap: Benimle Evlenir Misin?
    Kitap: Benimle Evlenir Misin? Orijinal adı ve dili:Will You Marry Me? - İngilizce Türkçe'de ISBN: 978-975-991-671-8 Sayfa sayısı: 128 Ebat: 13,5x19,5 cm Yayın tarihi: Mart 2008 Derleyen: Helene Scheu-Riesz Çeviren: Derya Engin Yayınevi: Doğan Kitap VIII. Henry'den Anne Boleyn'e Sana s&oum... devamı
    Mutluluk
    “O gün, o sabah buradaydım... Ondan sonraki ve ondan sonraki... Sabah, öğle, akşam, öylece, öylesine... Haziran,Temmuz, Ağustos... Bir mevsimi başından sonuna kemirircesine... Hep bir umutla! Sen gelmedin.. Hiç... Ben sendeki “hiç”i yüklem... devamı
    Kadınlar aşk için yaşar
    Gazeteci Serkan Oral’dan kadınlar üzerine bir kitap: Ojeli Aşk Gazetecilerin kitap yazması bazı yazarlar tarafından eleştiri konusu olsa da, bazı kitaplar, içerdiği olaylar ve kahramanlarıyla haberin yansıttığı bir gerçeği başka bir dille anlatıyor. Gazeteci Serkan Oral&... devamı
    3 saniyede karşınızdaki insanı nasıl anlarsınız?
    3 saniyede karşınızdaki insanı nasıl anlarsınız? Yazdığı her kitapla satış rekorları kıran dünyaca ünlü etkileme ve iletişim sanatları gurusu Kevin Hogan, yepyeni kitabıyla Yakamoz Yayınları'nda.   "3 Saniyede Karşınızdaki İnsanı Nasıl Anlarsınız?" isimli kitap, beden dilini yorumlamanın sihir değil, öğrenileb... devamı
    Soner Yalçın'ın kitabı çıkmadan 70 bin sattı
    Soner Yalçın'ın Doğan Kitapçılık'tan 12 Nisan tarihinde çıkaracağı ''Siz Kimi Kandırıyorsunuz'' isimli kitabı daha basılmadan önsipariş ile 70 bin adet sattı. "Efendi" kitabıyla Türk okuyucusunun gönlünde yer tutan Soner Yalçın, yeni kitab... devamı
    Constantinapolisten sesleniyorum sana
    Hiçbir metrekaresi, sana sarılmaya imkan vermeyen, bir şehirden sesleniyorum sana. Belediyenin, seni düşünmediğim yerlerini, iskana açmadığı (inşaat izni vermediği) bir şehirden, İstanbul’dan! Sesimin, korna seslerine karıştığı, bir şehirden, duymazsan anlarım. Bir t... devamı
    Aşk Oyunları Kılavuzu
    Aşk Oyunları Kılavuzu Yazar :  İlhan Uçkan Yayınevi :  Artemis Yayınları Basım Tarihi /Yeri:  2007 , İstanbul Sayfa Sayısı :  287 Boyutları :  13,5x19,5 cm.   Kitap Açıklaması :    AŞK OYUNU oynamaya hazır mısınız? - Erkeğe nasıl “seni sevi... devamı
    Asla Bi' Kurbağayı Öpme!
    Asla Bi' Kurbağayı Öpme! Yazar :  Marilyn Anderson Yayınevi :  ALTEO YAYINLARI Basım Tarihi /Yeri:  2005 , iSTANBUL Sayfa Sayısı :  100 Boyutları :  13,0 x 20,0 cm.   Kitap Açıklaması :    Erkekler ve kadınlar. Birbirlerinden bekledikleri, bazen çok ... devamı
    Hayal, Gerçekten Güzeldir!
    Siz hiç, indirimli bilet attınız diye size paso soran, bir otobüs şoförü ile seyahat ettiniz mi hayalinizde?  Hayallerde paso sormaz otobüs şoförleri. Gerçekte ise "paso" sorarlar pasonuzu. O otobüsten inip -karlı bir istanbul sabahında... devamı
    Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim?
    Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim? Orjinal isim: Au Secours Pardon Frederic Beigbeder 9.900, Aşkın Ömrü Üçyıldır ve Aşkın Ömrü Evde Uzar'ın yazarından. Bu kitap sadece gençliğin ve güzelliğin Sömürülmesinin, birbirinin aynı görünme çılgınlığının ve... devamı
    Akıllı Kadın , 2008 Şu anda Yaşam, Kültür & Sanat, Edebiyat kategorisindeki "Constantinapolisten sesleniyorum sana" başlıklı yazıyı okuyorsunuz.